Beyin Hasarı ve Otonomik Belirtiler

Otonomik sinir sistemi vücudun kan basıncı, kalp hızı gibi bilinçli olarak kontrol edilmeyen pek çok fonksiyonunu düzenler. Kan damarları, mide, bağırsaklar, karaciğer, mesane, üreme organları, akciğerler, göz bebekleri, kalp, terleme, tükürük ve sindirim bezleri otonomik sistemin kontrolünün olduğu başlıca organlardır. Dolayısı ile otonomik sistemdeki bozukluk bu organlar üzerinden belirtiler verebilir. Sempatik ve parasempatik olmak üzere otonom sinir sisteminin iki kolu vardır. Birbirine zıt etki gösteren bu kollardan sempatik sistem “savaş ya da kaç” yanıtından sorumludur. Parasempatik sistem ise herhangi bir stres ya da acil durumun olmadığı normal zamanlarda daha etkindir. Otonomik sistem beyinde bulunan hipotalamustan kontrol edilir. Beyin hasarları otonomik sinir sisteminde bozukluğa yol açabilir.

Paroksismal sempatik hiperaktivite (PSH), travmatik beyin hasarı olan kişilerin %15-33’ünde görülen, otonomik sinir sistemi ile alakalı bir bozukluktur. Şikayetlerin başlangıcı beyin hasarından sonraki günler ya da aylar içinde olabilir. Nefes alıp vermenin hızlanması, terleme, ajitasyon (endişeli, sıkıntılı ruh hali), anormal postür gibi belirtilere yol açar. Bu nedenle hasta yakınlarında endişeye yaratan bir durumdur.

Yıllar içinde bu sorun tıbbi olarak farklı şekillerde adlandırılmıştır. “Paroksismal sempatik fırtına”, “otonomik disfonksiyon sendromu”, “santral orijinli ateş”, “akut orta beyin bozukluğu” bunlardan bazılarıdır. Günümüzdeki bilgiler ışığında sorunun en doğru adlandırması paroksismal sempatik hiperaktivite olarak kabul edilmektedir. Paroksismal ifadesi durumun aniden kötüleşmesi veya ataklar halinde tekrarlamasını ifade eder. Sempatik ise otonomik sinir sisteminin “savaş ya da kaç” kısmına karşılık gelir. Hiperaktivite, “fırtına” geldiğinde sempatik sistemdeki aktivite artışını tanımlar.

Belirtiler

Kan basıncında yükselme, kalp hızında artış, soluk alıp vermenin anormal ölçüde hızlanması, vücut sıcaklığının artması (ateş yüksekliği), kaslarda anormal sertlik ve vücut postüründe bozulma, aşırı terleme gibi belirtiler görülür. Bu belirtiler başka sorun ve hastalıklarda da ortaya çıktığı için kişide paroksismal sempatik hiperaktivite olduğuna karar vermek kolay olmayabilir. Olası diğer tanıları dışlamak gerekir. Hormonal bozukluklar, enfeksiyonlar da bu belirtilere yol açabilir. PSH’nin özelliği otonomik belirtilerin aynı anda, aniden ortaya çıkması ve dönem dönem tekrarlamasıdır.

Kimlerde Olur?

PSH esas olarak travmatik beyin hasarı geçirmiş kişilerde görülür. Tıbbi literatürdeki olguların yaklaşık %80’i travma orijinli iken kalanlar ise inme, anoksik beyin hasarı, hidrosefali, tümör gibi beyin hasarı oluşturabilen diğer hastalıklardır. Diffüz aksonal hasar ve beyin sapı hasarı PSH ile daha yüksek oranda ilişkili bulunmuştur. PSH ağır travmatik beyin hasarlarında (Glasgow koma skoru 3-8) daha sık görülmektedir. Bu hastaların nörolojik yetileri oldukça azdır, bitkisel (vejetatif) durumda veya minimal bilinçli durumda bulunabilirler. PSH’nın kimlerde ortaya çıktığına dair veriler olsa da tam olarak neden oluştuğu henüz aydınlatılamamıştır. Sempatik ve parasempatik sistem arasındaki dengesizliğin dokular üzerinde parasemptaik sistemin sempatik sistemi dengeleyememesi sonucuna yol açtığı düşünülmektedir. Beyin travması sonrası ilk günler hastaya çeşitli yatıştırıcı ve sakinleştirici ilaçlar verildiği için PSH olup olmadığı anlaşılmaz. Beyin hasarından birkaç hafta sonra bu ilaçlar kesildiğinde PSH fark edilir hale gelebilir.

Beyin korteksinin beyin sapı üzerinde kontrolünün azalması nedeniyle PSH görülüyor olabilir. Ayrıca çeşitli duyusal uyaranlar hipersempatik zeminde alevlenmelerin oluşmasına yol açabilir. Aspirasyon, pozisyonlama, gürültülü sesler gibi hafif şiddette rahatsız edici uyaranlar bunu tetikleyebilir.

Komplikasyonlar

PSH sırasındaki yüksek ateş beyin hasarını arttırabilir. Kas tonusunun artışı ve anormal postür kişinin enerji tüketimini arttırarak kilo kaybına, kalp ve iskelet kaslarında zayıflamaya yol açabilir. Kan basıncı yüksekliği ve kalp ritmindeki düzensizlikler de ikincil beyin hasarı yapabilir.

Tedavi

Merkezi sinir sistemini ve dolayısı ile sempatik sistemi baskılayan ilaçlar kullanılabilir. Morfin, fentanil, midazolam gibi etken maddeler bu amaçla kullanılmıştır. Belirtileri kontrol etmeye yönelik spesifik ilaç tedavileri de verilebilir. Beta-blokörler, dopamin agonistleri, kas gevşeticiler, anti-epileptik ilaçlar tercih edilebilir. İntratekal baklofen yatıştırıcı (sedatize edici) etkiler olmadan kas tonusunu azaltabilir.

Kullanılan görsel: www.army.mil

Mecburi hizmetini Silopi Devlet Hastanesi’nde yapmıştır. Şu anda Gaziosmanpaşa Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde çalışmaktadır. Uzm. Dr. Deniz Doğan tıp fakültesi eğitimini 2010 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tamamlamıştır. Tıpta uzmanlık eğitimini 2015 yılında Trakya Üniversitesi’nde tamamlamıştır.
Exit mobile version