Romatoid Artrit – İltihaplı Romatizma Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

Halk arasında iltihaplı romatizma olarak bilinen romatoid artrit el ve ayak başta olmak üzere eklemlerde ağrı, şişlik ve tutukluk yapan bir hastalıktır. Romatoid artrit aynı zamanda otoimmün bir hastalıktır. Bunun anlamı bağışıklık sistemi normalde tepki vermemesi gereken vücudun kendi dokularına karşı aktive olur. Yani iltihabın sebebi bakteri ve virüs gibi yabancı mikroorganizmalar değil, bağışıklık sisteminin yanlış tetiklenmesidir. Romatoid artritte iltihabi süreç esas olarak eklemlerde gelişir.

Romatoid artrit en sık görülen iltihabi romatizmal hastalıktır. Toplumda yaklaşık yüzde bir oranındadır. Aslında 200 civarında farklı romatizmal hastalık tanımlanmış olmasına rağmen romatoid artritli hastalar tanılarını genelde sadece “iltihaplı romatizma” olarak bilmektedir.

Romatoid artritin önemi şuradan kaynaklanır: Hastalığın tedavisiz kendi haline bırakıldığında yatışma ihtimali çok azdır, hatta tedavi ile bile kontrol altına alınması zor olabilir. Buna karşın eklemlerde ciddi şekil bozukluğu ve sakatlığa yol açma riski yüksektir. Bu hastalarda ortalama yaşam süresi toplumun geri kalanına kıyasla daha kısadır. Erken ve uygun tedavi ile daha iyi sonuçlar alınır; tedavi geç başlarsa ve sıkı takip yapılmazsa başarı şansı azalır.

Eklemlerin Yapısı ve Romatoid Artrit

Eklemler kemiklerin birbirine bağlandığı, hem belli açılarda hareket eden hem de dayanıklı olmak zorunda olan yapılardır. Kemiklerin eklemde birbirine bakan yüzleri düzgün bir kıkırdak tabaka ile kaplıdır. Sivoviyum denilen zar eklemin sınırlarını oluşturur, hareketin sürtünmesiz gerçekleşmesini sağlayan (bir nevi eklemi yağlayan) sinoviyal sıvıyı üretir. Romatoid artritte sinoviyuma karşı iltihabi cevap gelişir. Bunun sonucunda eklemde şişlik, ağrı ve hareket kısıtlılığı gibi belirtiler oluşur. Çoğunlukla el ve ayaktaki küçük eklemler simetrik olarak (sağlı sollu) tutulur ancak diz, dirsek, omuz gibi büyük eklemler de dahil sinoviyumun olduğu her eklemi etkileyebilir. Etkilediği yerlerde kalıcı hasar ve şekil bozukluğu bırakabilir.

Diğer Belirtiler

Halsizlik, yorgunluk, iştah kaybı, kilo kaybı, ateş, terleme, gözlerde kuruluk, göğüs ağrısı, cilt altında yumuşak şişlikler (nodüller) diğer sık görülen belirtilerdir.

Kimlerde Olur?

Romatoid artrit genetik yatkınlık zemininde birtakım tetikleyici çevresel faktörler sonucu oluşur. Ailede romatoid artritli bir kişi varsa yakınlarında bu hastalığın ortaya çıkma riski daha fazladır. Sigara içmek en önemli çevresel faktördür. Kadınlarda erkeklere kıyasla 2-3 kat daha sık görülür. Her yaşta ortaya çıkabilir fakat en sık olarak 40-60 yaş arasında tanı almaktadır. Aşırı kilolu ve obez kişilerde normal kilolulara göre daha sık ortaya çıkar. Fazla kırmızı et tüketmek ve yeterli C vitamini almamak da hastalık gelişimi açısından risk faktörü olarak bulunmuştur.

Tanı

Tanı için şikayetlerin süresi, fizik muayene ve görüntüleme bulguları (tutulan eklem sayısı) ile laboratuvar testlerinin kombinasyonu kullanılır. Kan tetkiklerinde iltihap düzeyi ile ilişkili sedimentasyon (ESR) ve CRP değerlerinde yükseklik, romatoid artritle ilişkili otoantikorlar olan romatoid faktör (RF) ve anti-CCP’nin yüksekliği belirleyici faktörlerdir. Ayrıca kansızlık (anemi) da sık tespit edilen bir bulgudur. Röntgen filmi, ultrasonografi veya MRG ile eklemlerdeki aşınmalar ve iltihap gösterilebilir. Bazen tüm kriterler karşılanmaz ve açıklayıcı başka bir neden bulunamazsa farklılaşmamış artrit ya da erken artrit olarak bir süre takip ve tedavi kararı verilebilir.

Romatoid artrit viral enfeksiyonlara ikincil gelişen artritler, lupus hastalığı, spondiloartrtiler gibi başka hastalıklarla karışabilir. Tanı koyarken bu olası nedenler göz önüne alınır.

Tedavi

Romatoid artrit tanısı konulduğu zaman tedavi mümkün olduğunca erken başlanmalı ve hastalık aktivitesi açısından sıkı takip edilmelidir. Hastalığın ağır seyretme riski yüksek olan kişilere daha güçlü ilaçların erken başlanması tedavi başarısını arttırabilir. Kullanılan ilaçlar ağrı kesiciler, hastalık modifiye edici ilaçlar (DMARD’lar), steroidler (kortizon ilaçları) olarak sınıflanmaktadır. Tedavinin temelini DMARD’lar oluşturur. Bunlar ise kendi aralarında daha eskiden beri bilinip kullanılan sentetik ilaçlar ve son yirmi yılda kullanıma girmiş biyolojik ilaçlar olarak ayrılır. Genelde metotreksat etken maddeli ilaçlar tedavinin temelini oluşturur.

Romatoid artrit tedavisinde kullanılan ilaçlar potansiyel olarak akciğer, karaciğer, bağırsak gibi iç organlarda yan etki yapma riski taşıdığından düzenli aralarla doktor kontrolüne gelinip tetkik verilmesi gerekir. Yan etki oluştuğunda veya etkisiz kalındığında ilaçlar değiştirilir. Ek hastalıklar, gebelik gibi durumlar da seçilen tedaviye etki eder. Alevlenme denilen hastalık aktivitesinin aniden arttığı ve kişinin kötüleştiği durumlar olabilir ve bu durumda farklı tedaviler gerekebilir.

Fizik tedavi, iş uğraşı terapisi, hidroterapi (su içi egzersizler) romatoid artrit hastalarının ağrılarını, eklem tutukluğunu azaltmada ve fonksiyonelliklerini arttırmada yardımcıdır.

Mecburi hizmetini Silopi Devlet Hastanesi’nde yapmıştır. Şu anda Gaziosmanpaşa Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde çalışmaktadır. Uzm. Dr. Deniz Doğan tıp fakültesi eğitimini 2010 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tamamlamıştır. Tıpta uzmanlık eğitimini 2015 yılında Trakya Üniversitesi’nde tamamlamıştır.
Exit mobile version